Büyüt
İdam Kararı: Hukukun Değil Gücün Tahakkümü
İsrail parlamentosunun Filistinli mahkumların idam edilmesine yönelik aldığı karar, yalnızca bir yasal düzenleme değil; aynı zamanda insan hayatını değersizleştiren tehlikeli bir zihniyetin açık ilanıdır. Yaşam hakkı, hiçbir koşulda tartışmaya açılmayacak temel bir haktır. Bu hakkın siyasi saiklerle ortadan kaldırılmaya çalışılması, hukukun araçsallaştırıldığını ve adaletin güç lehine eğilip büküldüğünü göstermektedir.
Bu karar, bölgede zaten derinleşmiş olan adaletsizlikleri daha da ağırlaştıracak, toplumsal yaraları derinleştirecek ve barış ihtimalini zayıflatacaktır. İdam gibi geri dönüşü olmayan bir cezanın, çatışma ortamında ve tartışmalı yargı süreçleri içinde uygulanmak istenmesi, telafisi imkânsız sonuçlar doğurma riskini barındırmaktadır.
Uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleri, en zor zamanlarda bile korunması gereken evrensel değerlerdir. Ancak atılan bu adım, tam aksine, hukuku askıya alan ve insan onurunu yok sayan bir yaklaşımı yansıtmaktadır.
Vicdan sahibi herkesin bu karara karşı açık bir duruş sergilemesi gerekmektedir. Adalet, ancak insan hayatını koruyarak ve hukukun üstünlüğünü esas alarak sağlanabilir; idamla değil.
Bu karar, bölgede zaten derinleşmiş olan adaletsizlikleri daha da ağırlaştıracak, toplumsal yaraları derinleştirecek ve barış ihtimalini zayıflatacaktır. İdam gibi geri dönüşü olmayan bir cezanın, çatışma ortamında ve tartışmalı yargı süreçleri içinde uygulanmak istenmesi, telafisi imkânsız sonuçlar doğurma riskini barındırmaktadır.
Uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleri, en zor zamanlarda bile korunması gereken evrensel değerlerdir. Ancak atılan bu adım, tam aksine, hukuku askıya alan ve insan onurunu yok sayan bir yaklaşımı yansıtmaktadır.
Vicdan sahibi herkesin bu karara karşı açık bir duruş sergilemesi gerekmektedir. Adalet, ancak insan hayatını koruyarak ve hukukun üstünlüğünü esas alarak sağlanabilir; idamla değil.