Çöldeki Truva Atı: BAE Projesi’nin Perde Arkası

29.03.2026 00:24
Çöldeki Truva Atı: BAE Projesi’nin Perde Arkası

BAE doğal bir kalkınma süreciyle değil, Yahudi sermayesi ve Batılı güçler tarafından Orta Doğu'daki çıkarları korumak amacıyla inşa edilmiş yapay bir "yerleşim projesi" Ülke, yerel bir iradeden ziyade dış güçlerin bölgesel operasyonlarını yürüten ve İsrail’in çıkarlarına hizmet eden ekonomik bir üs olarak mı kuruldu?

*İran, BAE’yi vurduğunda, teknik olarak bir Arap ülkesini mi vurmuş oluyor?*

Filistinli El-Cezire televizyon programcısı merhum gazeteci Cemal Rayyan’ın (1953-2026), 2021’de aktardığı bir istihbarat raporunun özeti bunu açıklıyor.

*“Kimsenin bilmediği ‘BAE’nin sırrı"*

(Gazeteci Cemal Reyyan)

Yüzölçümü 75 bin km²’yi geçmeyen, yerli nüfusu 800 bini bile bulmayan küçük bir ülke olan Birleşik Arap Emirlikleri’nin nasıl bu kadar hızlı bir kalkınma yaşadığı kimse tarafından bilinmiyor.

BAE’nin siyasi bir geçmişi, kurtuluş hareketleri, kültürel ya da düşünsel kurumları yoktur.
Acaba Şeyh Zayed ona “Yasin Suresi” mi üfledi de bir gecede imar ve kalkınma ile gelişmiş, Batı Asya’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri mi oldu?

Gerçek şu ki: “BAE projesinin” arkasında Yahudiler vardır.
Batı’daki zengin Yahudiler, Orta Doğu’da ticaret ve finansı yönetecek, “ana devletle” doğrudan ilişki kurmadan çıkarlarını koruyacak bir yerleşim kurmayı düşündüler.

1971’de, yani kuruluş yılında, Batı Emirlikleri önce altıya sonra yedi emirliğe böldü. Her birinin emiri, ordusu, polisi ve güvenlik yapısı vardır.
Abu Dabi ise toplam alanın dörtte üçünden fazlasını kapsar. Böylece güçlü bir devlet çekirdeği oluşmasının önüne geçildi.

Resmî rakamlara göre yerli nüfus 750 bin olsa bile, 200 farklı milletten yaklaşık 9 milyon yabancıyla kıyaslandığında bu ne ifade eder?
Tüm yerli halk istihbarat ve ordu olsa bile ülkelerini koruyamazlar.

BAE’ye girdiğinizde kendinizi Avrupa ya da gelişmiş Asya ülkelerinden birinde gibi hissedersiniz: düzen, profesyonellik, temizlik ve disiplin vardır.
Ancak “yerli vatandaş” bulmak zordur; havaalanından konuta kadar her şey yabancıların elindedir.

Havalimanları ve limanlardaki yoğunluk insanı hayrete düşürür.

Bu kadar karmaşık bir sistemi, düşünce ve vizyon olarak basit bir “Emirati”nin yönetmesi mümkün müdür?

BAE, özellikle Abu Dabi, dünyadaki en yüksek milyoner oranlarından birine sahiptir; yaklaşık 75 bin milyoner vardır ve bunların büyük kısmı Yahudi zenginlerdir.
Bu da büyük bir finansal birikim için güvenli bir ortam oluşturur.

Bu nedenle Muhammed bin Zayed’i İsrail’e yönlendiren kişinin Yahudi milyarder Haim Saban olması şaşırtıcı değildir.

BAE sadece gökdelenler ve ticaret değildir;
“ümmete karşı bir komplo yerleşimidir.”

Soru:
BAE neden dünyada en çok silah harcayan ülkelerden biridir?
Ordusu nerede? Hangi sınırları savunuyor?

Cevap:
Bu silahlar bölge ülkelerine karşı kullanılıyor; BAE’nin ekonomik, siyasi veya güvenlik olarak müdahil olmadığı neredeyse hiçbir ülke yoktur.

Bir diğer soru:
Al Zayed ailesi tüm bu karmaşık işleri yönetecek kapasiteye sahip mi?

Neden büyük sermaye sahipleri BAE’yi doğrudan yönetmiyor?

Bu sorunun cevabını Henry Ford’un 1921 tarihli “Uluslararası Yahudi” kitabı verir:
“Yahudiler dünyayı arkadan yönetmeyi tercih eder.”

Başka bir soru:
Neden yatırım için İsrail değil de BAE seçildi?

Cevap:
İsrail askeri bir cephedir, sürekli tehdit altındadır, ticari olarak bölgede kabul görmez ve istikrarsızdır.

Sonuç: “BAE, 1971’den beri bir İsrail yerleşimidir.”

← Düşünce Dünyamız’a dön
İletişim
+90 554 585 33 44
bilgi@selsebil.org.tr
Adres
Kumköprü Mah. Balçelebi Cd. No:65
Karatay/Konya
Konuma git
Sosyal Medya
Güncel duyurular için takip edin